göğsümün ortasındaki yaşamak denen
telaş suyundan
uzun yolculuklarının ortasında, soluklanmak için içen adamların
tanıdığım son insan olmasının ümidi
yatağımı ısıtıyor
bedenimin bütün rengini çeken suyu
dağıttım kurumuş her damara
sen diye diye dolaştığım bütün evlerin
en sevilen misafiriyim
bu karanlık kalbimin
ay ışığı vuran koltuk köşesine
ne çok yakışırdın sen
fazla ihmalden yanmış
kek kokusu sarardı etrafı,
“insan olmanın ön koşulu budur sevgilim,”derdin tok sesle.
“insan kendi de yapsa, mahvedendir muhakkak.”








